user
e
sv

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan SAT-1 Şap Hastalığıyla Mücadelede Yeni Gelişmeler

44 okunma — 07 Temmuz 2025 17:00

Türkiye’de SAT-1 Şap Hastalığının Önlenmesinde Hızlı Aşım ve Yayılım Çabaları

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Şap Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalarla SAT-1 şap hastalığını etkili biçimde önlemeye yönelik aşılama faaliyetlerini hızlandırdı. Bu kapsamda, ülkede görülen SAT-1 tipi şap hastalığının yayılmasını engellemek amacıyla, başlangıçta 4,5 milyon doz aşı üretilmiş ve üretim süreci sürekli olarak devam etmektedir.

Türkiye’de SAT-1 Şap Hastalığının Önlenmesinde Hızlı Aşım ve Yayılım Çabaları

Hem Üretim Hem de Dağıtım Süreci Birlikte Yürütülüyor

Türkiye’de SAT-1 Şap Hastalığının Önlenmesinde Hızlı Aşım ve Yayılım Çabaları

Üretimlerin artarak devam ettiği bu dönemde, üretilen aşılardan sahada ihtiyaç duyulan bölgelere hızlıca dağıtım sağlanmakta. Bu yeni tip SAT-1’e karşı geliştirilen aşılar, hastalık görülen bölgelerde ve komşu ilçelerde, veteriner hekimler tarafından ücretsiz olarak uygulamaya konuyor. Aynı zamanda, hastalığın yayılmasını engellemek amacıyla kapatılan hayvan pazarlarının durumu, salgının seyrine göre kademeli olarak yeniden açılacak şekilde planlanıyor.

SAT-1 Şap Hastalığı ve İlk Görülme Noktası Hakkari

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, hastalığın yaklaşık dört ay önce Avrupa’da ortaya çıktığını belirtti. Ülkemizde özellikle doğu illerinde sınır bölgelerinden hayvan hareketleri nedeniyle hastalığın yayılmaya başladığını vurgulayan Tunç, ilk olarak Hakkari’de tespit edildiğini ve sınır kapılarından yapılan hayvan nakli ve pazarların açık olması nedeniyle hastalığın ülke genelinde hızla yaygınlaştığını ifade etti.

SAT-1 Şap Hastalığı ve İlk Görülme Noktası Hakkari

Koruyucu Aşılama ve Bağışıklık Sağlama Süreci

Bu tür hastalıkların ilk kez görüldüğüne dikkat çeken Tunç, hayvan pazarlarının kapatılması kararının hastalığın yayılmasını engellemede önemli bir adım olduğunu belirtti. Bu önlemler sayesinde, hayvan hareketleri durdurulur ve hastalığın yayılımı sınırlandırılır. Ayrıca, hayvanlara 21 gün arayla ikinci doz aşının uygulanmasıyla bağışıklık kazanılmasının sağlanacağını ekledi. Bu sayede, hastalık gelse bile hayvanlar korunmuş olacak ve sektörde ciddi zararların önüne geçilecek.

Koruyucu Aşılama ve Bağışıklık Sağlama Süreci

Hastalığın sektör üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması açısından da önemli bilgiler paylaşan Tunç, “Pazarların kapatılması, kırmızı et fiyatlarını olumsuz yönde etkilemedi. Aksine, fiyatlarda düşüş görüldü ve piyasada et sıkıntısı yaşanmıyor. Üreticilerimiz ve vatandaşlarımız endişe etmesin.”

Koruyucu Aşılama ve Bağışıklık Sağlama Süreci

Yerli Aşı Üretiminde Büyük Başarı ve Günlük Üretim Kapasitesi

Hastalığın hayvanlarda ateş, kilo ve süt kaybına neden olduğunu belirten Tunç, bu olumsuz durumun önüne geçmek amacıyla yoğun çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi. Ülkemizde şap aşısının yerli imkanlarla üretildiğine işaret eden Tunç, “SAT-1 tipi için hızlı ve etkili yerli aşı üretimi gerçekleştirildi. Şap Enstitüsü, büyük bir özveriyle çalışıyor ve haftalık olarak 1 milyondan fazla doz aşı üretebiliyor. Bu aşılama ürünleri, hızlıca tüm illere dağıtıldı ve yerli aşının sağladığı avantajlar, hayvan sağlığı ve sektöre önemli katkılar sunuyor. Üreticilerimizin veteriner hekimlerimize aşılama konusunda destek olması büyük önem taşıyor.”

Yerli Aşı Üretiminde Büyük Başarı ve Günlük Üretim Kapasitesi

Şap Hastalığının Ekonomik ve Verim Kaybına Etkisi

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Kamil Özcan, damızlık hayvan yetiştiricilerinin, yaygın bulaşıcı hastalıklarla mücadele edilmesinin ne kadar elzem olduğunu vurguladı. Özcan, “Şap hastalığı, sadece hayvanların sağlık durumunu değil, aynı zamanda süt ve et verimini de ciddi şekilde düşürerek, ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Ayrıca, döl veriminde de azalmalar yaşanmakta ve bu durum sektörü olumsuz etkilemektedir.”

Hastalıkların, özellikle kurbanlık hayvan hareketleriyle yayılım gösterdiğine dikkat çeken Özcan, damızlık ineklerin ve diğer saf hayvanların sağlığını korumanın, sektörde sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığını belirtti. “İnsan sağlığı ve hayvan verimliliği açısından, ‘Anası olmayanın danası da olmaz’ felsefesiyle hareket ederek, hayvanlarımızın sağlığını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.”

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli