user
e
sv

Küresel Isınmanın Zararlı Haşerelere Etkisi ve Ekosistem Üzerindeki Yansımaları

55 okunma — 26 Haziran 2025 15:40

Gelişen Sıcaklıkların Ekosistemlere ve Sağlığa Etkisi

Uzmanlar, küresel ısınmanın özellikle kene, akrep ve yılan gibi tehlikeli türlerin yaşam döngülerinde önemli ve kalıcı değişikliklere neden olabileceğine dikkat çekiyor. Bu türlerin popülasyonlarının artması ve yeni yaşam alanlarına yayılması, hem ekosistemler hem de halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.

Gelişen Sıcaklıkların Ekosistemlere ve Sağlığa Etkisi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Entomoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İzzet Akça, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek, meyve sineği, kahverengi kokarca ve özellikle kene gibi zararlı türlerin sıcaklığın doğrudan etkisi altında olduğunu belirtiyor.

Sıcaklık Artışının Zararlı Türlerin Üreme ve Gelişim Sürecine Etkisi

Akça, sıcaklıkların bu canlıların üreme döngüsünü hızlandırdığını ve nesil sayısını artırdığını vurguluyor. Normal şartlarda 30-35 günde tamamlanan gelişim süreçleri, sıcak havalar nedeniyle 7-10 güne kadar inebiliyor. Özellikle kene türlerinde, 15-20 derecelik ortamda gelişim süresi yaklaşık 3 ay iken, 25 dereceyi aşan sıcaklıklarda bu süre birkaç güne kadar düşebiliyor. Bu durum, türlerin yılda daha fazla nesil üretmesine ve böylece popülasyonların hızla çoğalmasına imkan tanıyor.

Sıcaklık Artışının Zararlı Türlerin Üreme ve Gelişim Sürecine Etkisi

Sıcaklık ve Coğrafi Dağılımda Değişiklikler

Sıcaklık artışları, canlıların yeni habitatlara yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu durum, özellikle istilacı türlerin ekosistemlerde baskı kurmasına neden oluyor ve tarımsal verimlilik ile halk sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturuyor. Akça, özellikle Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıkları taşıyan Hyalomma cinsi kenelerin, tek seferde 5 bine kadar yumurta bırakabildiğine dikkat çekiyor. Bu, hastalıkların yayılma riskini önemli ölçüde artırıyor.

Sıcaklık ve Coğrafi Dağılımda Değişiklikler

Korunma ve Bireysel Önlemler

Yaz aylarında zararlı canlıların sayısındaki artışa karşı bireysel tedbirlerin önemi büyüktür. Akça, özellikle kene tutunmasını engellemek için açık renkli, uzun kollu ve kapalı kıyafetler tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, yeşil alanlarda yere doğrudan oturmamaya dikkat edilmeli ve uzun süreli kalınmamalıdır.

Kene tutunması genellikle gözle görülür bölgelerde gerçekleşmediği için, ense, kulak arkası, koltuk altı ve kasık gibi bölgeleri düzenli olarak kontrol etmek önemlidir. Kene yapısı gereği, kendi imkanlarınızla vücuttan çıkarmak zordur ve yanlış çıkarma işlemleri sağlığı tehdit edebilir. Bu nedenle, şüpheli durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Korunma ve Bireysel Önlemler

Evde ve Doğal Ortamlarda Zararlı Türlerle Mücadele

Akça, evlerde kahverengi kokarcanın hızla çoğalabildiğine dikkat çekiyor. Bu zararlıların taşımacılık yoluyla kentlere ulaştığını ve evlerdeki saksı bitkileri dahil olmak üzere çeşitli bitki örtüsüyle beslenebildiklerini anlatıyor. Evlerde bu türlere karşı kimyasal mücadele yerine, Tarım ve Orman Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığı onaylı biyosidal ürünlerin kullanılması gerektiğini vurguluyor.

Evde ve Doğal Ortamlarda Zararlı Türlerle Mücadele

Akreplerin Kuzeye Yayılması ve Habitat Değişiklikleri

Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, küresel ısınmanın iklim değişikliğine yol açtığını ve bu değişikliklerin akrep türlerinin yaşam alanlarını kuzeye doğru genişlettiğini belirtiyor. Bu süreçte, bazı akrep türlerinin insan etkisiyle yeni habitatlara taşınabildiğine işaret ediyor. Yağmur, “Isınmayla birlikte, hayvanlar daha önce yaşamadıkları kuzey bölgelerine yayılabiliyor. Ancak bu, göç değil, yaşam alanlarının doğal genişlemesidir” diyor.

Akreplerin Kuzeye Yayılması ve Habitat Değişiklikleri

İklim Değişikliğinin Uzun Vadeli Etkileri ve Habitatların Değişimi

Yağmur, bazı bölgelerde görülen dönemsel akrep artışlarının, mevsimsel iklim olaylarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor. Ancak, küresel ısınmanın uzun vadeli etkileri büyük ve 50 yıl içinde habitatların ciddi biçimde değişeceği öngörülüyor. Bu süreçte, sıcaklıkların yılda ortalama 0,01 derece artmasıyla, ekosistemlerin ve yaşam alanlarının önemli ölçüde şekilleneceği tahmin ediliyor.

Yılanların Yaşam Alanlarındaki Değişiklikler ve İnsanlarla Karşılaşma Riski

Herpetolog Dr. Batuhan Yaman Yakın, iklim değişikliğinin yılanların yaşam alanlarını ve davranışlarını doğrudan etkilediğine değiniyor. Artan sıcaklıklar, yılanların yayılımını ve çiftleşme dönemlerini değiştirebiliyor. Ayrıca, insan nüfusu ve yerleşim alanlarının genişlemesiyle yılanlarla karşılaşma olasılığı artıyor.

Yılanlar, vücut sıcaklıklarını dış ortam sıcaklığına göre ayarlayan ektoterm canlılar oldukları için, hava sıcaklıklarındaki değişiklikler onların davranışlarını ve yaşam alanlarını şekillendiriyor. İnsanların aktif olduğu dönemlerde yılanlarla karşılaşma ihtimali yükseliyor.

Yılanlarla Güvenli Karşılaşma ve Korunma Yöntemleri

Yılanlarla karşılaşma durumunda en önemli ve doğru davranış, uzak durmaktır. Yılanlar tehdit algıladığında savunmaya geçebilir ve bu da tehlike yaratabilir. Yılanı dürtmek, taş atmak veya görüntü almak gibi girişimler hem yılan hem de insan açısından risklidir. Bu nedenle, belediyeler, itfaiye ve Doğa Koruma ve Milli Parklar gibi kurumların destek ve yardımına başvurulmalıdır.

Yılanların doğrudan insan sağlığını tehdit etmediklerini ve ekosistemdeki dengeyi sağlayan önemli canlılar olduğunu unutmamak gerekir. Özellikle kemirgenleri kontrol altında tutarak, ekosistemin sağlıklı işleyişinde rol oynarlar. Aşırı ve gereksiz öldürmeler, ekosistemde dengenin bozulmasına neden olabilir ve bu nedenle dikkatli olunmalıdır.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli