user
e
sv

Cezayirli Sanatçı Abina’nın Gazze İçin Fransa’da Fırçalı Direnişi

25 okunma — 22 Temmuz 2025 16:22

Gazze’de Soykırımın Tanıklığına Sanatla Direniş

İngiltere kökenli ve uluslararası arenada tanınan Cezayir asıllı ressam ve sanatçı Aboulhak Abina, 5 Temmuz’da Paris’te gerçekleştirilen “Gazze’de soykırım dursun” temalı gösteride özgün eserleriyle dikkat çekti. Bu etkinlikte, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı farkındalık yaratmak amacıyla elinde iki büyük tablo taşıyan Abina, bu eserlerde özellikle 29 Ocak 2024’te İsrail ordusu tarafından katledilen küçük Filistinli Hind Rajab’ın yüzüne yer verdi.

Gazze’de Soykırımın Tanıklığına Sanatla Direniş

Yaklaşık 65 saatte tamamlanan ve büyük bir özveriyle hazırlanan bu iki tablonun amacı, Gazze’de yaşamını yitiren çocukların yalnızca istatistikler değil, aynı zamanda insani hikâyeler ve yüzler olduklarını vurgulamaktır. Abina’nın en büyük arzusu, bu çocukların hatıralarda ve bilinçte kalıcı izler bırakmasıdır. Çocukların yüzleri ve hikâyeleri, onun sanatıyla direniş ve anıtlama gücünü temsil ediyor. O, 13 yaşından beri Filistin halkının mücadelesine sanatıyla destek veriyor ve bu mücadelede sanatın bir direniş aracı olduğunu savunuyor.

Sanat ve Direnişin Gücü: “Onlar İstemese de Filistin Var Olmaya Devam Edecek”

Abina, medyanın İsrail’i “modern ve medeni” olarak, Filistinlileri ise “barbar” şeklinde çarpık ve adaletsiz şekilde temsil ettiğini belirterek, bu yanlış anlatıya karşı sanat yoluyla sesini yükselttiğini ifade ediyor. “Filistin vardır. Ve onlar, ister istemez, var olmaya devam edecektir” diyerek, sanatın hem bir tanıklık hem de bir direniş biçimi olduğunu vurguluyor.

Sanat ve Direnişin Gücü: Onlar İstemese de Filistin Var Olmaya Devam Edecek

Uluslararası Sessizlik ve Soykırımın Açıklığı

Abina, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve diğer Batılı liderlerin, medya kuruluşlarının Gazze’deki yıkımın sorumluluğunu taşıdığını ve bu trajediyi görmezden gelerek sessiz kaldığını dile getiriyor. “Orada bir halk yok ediliyor. Bu açık bir soykırım ve en acısı, pek çok devletin bilgisi ve sessizliğiyle bu suç işleniyor” sözleriyle, uluslararası toplumun sorumsuzluğunu eleştiriyor.

Uluslararası Sessizlik ve Soykırımın Açıklığı

Yok Edilen Yaşamların Portreleriyle Direniş

Sanatçı, farklı disiplinlerden meslektaşlarıyla birlikte Gazze’de yaşanan trajediyi anlatan bir sergi üzerinde çalışıyor. Bu sergide, saldırılarda hayatını kaybeden kadın ve erkeklerin portrelerine yer verilecek. Amaç, yok edilen yaşamların hatırasını yaşatmak ve bu insanların yüzlerini, isimlerini unutturmamak.

Hind Rajab’ın resmini yaparken yaşadığı duygusal yoğunluğu anlatan Abina, “Soykırımcı katiller, bu masum çocuğu göz göre göre katletti” diyor. Çizdiği portreyle, isimleri ve yüzleri gizlenmiş, yüzleri gösterilmeyen tüm Filistinli çocukların sesi olmak istediğine inanıyor. Bu eserler, onların hikâyelerini ve varlıklarını unutturmama çabasıdır.

Yahudi Soykırımıyla Bağlantı ve Avrupa’nın Yükü

Abina, Avrupa’nın Yahudi Soykırımı’yla ilgili travmasını, Filistinlilere yüklemeye çalıştığını ve bu tarihi yükün, Filistin halkına hiçbir şekilde yıkılmaması gerektiğini vurguluyor. “Filistinlilerin, Avrupa’da yaşanmış bu acılarla hiçbir ilgisi yok” diyerek, adil ve tarafsız bir yaklaşıma çağrı yapıyor. Sanat, sinema ve edebiyat gibi yaratıcı alanların, Gazze’de yaşananları anlatmak ve farkındalık oluşturmak için kullanılmasını istiyor.

Sanatçının sözleriyle, “Bu soykırıma sessiz kalamayız. Sanat, vicdanın haykırışıdır”. Bu söz, onun direniş ve umudunu temsil ediyor. Tablolarında yalnızca acı değil, aynı zamanda umut ve direniş de yer alıyor. Bir eserde, Gazzeli bir doktor, bir gazeteci ve çocuğunu taşıyan bir anne yer alıyor. Aynı resimde, barışın sembolü olan zeytin dalı, Hanzala karakteri — “geri dönüş anahtarı” — ve yitirilen çocuklukların simgesi olan okul defteri de dikkat çekici unsurlar arasında bulunuyor.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli